hoşgeldiniz

Posts Tagged ‘boya’

sıva badana boya

In sıva badana on 13/10/2009 at 21:42

alçı sıvaEvi sıvamayacağız ve boyamayacağız demiştik. Dış cephede halen aynı görüşteyiz.

Ancak içeride önce ikinci katta bozduk bu fikri. İkinci katın duvarları örülürken, biraz da işi hızlandırmak için sıva işine yol açtık. Sıvasız bir duvar işçiliği ile sıvanacak bir duvar işçiliği arasında yarı yarıya zaman farkı oluyor. Ayrıca, ikinci katta yatak odasının tuğla görüntüsü yerine beyaz yumuşak bir görüntü hayali hoş geldi.

Sonra çatılar geldikten sonra, birinci katın kırmızı tuğlalarının içeriyi nasıl karanlık gösterdiğini gördük, aşağı katta da sıvasız olarak (tuğla dokusunu koruyarak) belki badana, belki boya demeye başladık.

Tüm bunlarla, sıva, badana ve boya için araştırmaya başladık. Evin tuğla harcında ve ıslak zeminlerde o kadar çok çimento kullandık ki (370 paket desem inanır mısınız?) artık bir gram çimentoya tahammülüm kalmadığından, duvarlarda çimentosuz sıva alternatiflerini araştırdım. Kireç, kum, toprak ve saman (veya diğer bitki lifleri) karışımı ile elde edilen harika sıva formülleri buldum. Ama gelin görün ki, bunları bırakın uygulayacak, onaylayacak bir usta bile bulamadım. Kirecin sıva veya harçta kullanımı birkaç 10 yıl önce unutulmuş. Kireçli sıvanın duvarda durmayacağını,  döküleceğini defalarca dinledim.

Kireç sıvaya olan inancım güçlü kalmakla birlikte, pres tuğlalardaki uygulamasından emin olmadım. Kireçli sıva (lime plaster) daha çok kerpiç, saman, taş veya ahşap evlerde kullanılan bir teknik olarak karşıma çıkmıştı internet ve yayınlarda. Ayrıca, bu sıvanın formül ve uygulanışına ilişkin o kadar çok dikkat edilmesi gereken hususlara dikkat çekiliyordu ki, muhalefet edenlerin haklı olabileceklerini düşünmeye başladım.

Yine de denemek için malzeme temin etmiştim ki, karocumuz Metin Usta alçı sıvayı önerdi. Ah, neden olmasın! Kireçli sıvadan birkaç gömlek geride de olsa, çimentolu sıvadan kat be kat iyidir.

Alçı taşı (veya jips) doğal bir mineral. Önce içindeki su buharlaştırılıyor, taş öğütülüyor; pudra haline gelen alçı dağıtımından sonra kullanımdan önce tekrar suyla karıştırılarak macun haline getiriliyor. Nefes alan, sağlıklı bir malzeme olduğunu düşünüyorum. Su buharını tutma ve geri salma özelliği var. Geleneksel olarak yüzyıllardır kullanılıyor. Üstelik de üstüne boya sürmeden de kendi beyazlığı ile kullanılabilir (bizim niyetimiz öyle). Renk için biraz kum veya bitkisel lif katılabilir. Bu yalıtım özelliğini de artırıyor.

Kireç sıva için cesaret ve bilgi isteyenler için:

Jake in the Green

Myke Wye’in sitesi

Cité maison

Gelelim, badana boya işlerine. Burada tahmin edersiniz ki, yine tercihim kireç esaslı badana*. Sağlıklı ve nefes alan bir malzeme. Ancak, yine pres tuğlaların kireci tutup tutmayacağı kaygısı var. Yine onlarca muhalefet var. Ve bizde de yine daha önce denememişlik, acemilik ve biraz da çekingenlik var.

Boyalar içinde nefes alan, göreceli olarak sağlık şartlarına uygun olanlarını bulmak mümkün. Ancak yine de boya sanayine yüz vermek istemiyorum.

Öneriler varsa çok memnun olurum.

alçı sıva

* birkaç ay sonra: pres tuğla üzeri sıvasız doğrudan kireç badana uyguladık ve çok başarılı oldu. Sönmüş kirece zeytin yağı katıldı. Sanırım bu duvarı tutmasını güçlendiriyor.

Reklamlar

çaresizlik

In Yapı malzemesi (ahşap) on 05/08/2009 at 14:57

Ahşaplarda, dış cephede Hemel’in su bazlı emprenye ve yağ bazlı ahşap koruyucularını kullanıyoruz, çaresiz olarak. Kimbilir ne bunlar! Yok mu şunların doğalları? Ben bulamadım, organik boyalar, doğal bitkisel bazlı koruyucular yok, en azından Türkiye’de.P1020510

Aslında yok dememek lazım beziryağı’na (keten yağı) hakkını verelim. Saf doğal bezir yağı (sentetik olmayan) bulursanız kullanın. Kastamonu’da üretiminin sınırlı da olsa devam ettiğini biliyoruz. 1 yıl kadar önce, İnebolu’da yüz yıllık, halen öküzlerle değirmeni çekilen bir bezirhane gezmiştim. Keten bulamamaktan yakınıyordu topal cefakar sahibi.. Bazen Romanya’dan, bazen civardan getirilen ketenin yağına değil, ancak posasına (hayvan yemi olarak) alıcı bulabiliyordu, “yağlar durduğu yerde bayatlıyor” dediğini hatırlıyorum. Malesef kimse, sentetikleri varken doğal malzemelere yönelmiyor. Evet, beziryağı zahmetli bir ahşap koruyucu: defalarca süreceksiniz, bekleyeceksiniz, kokusunu alacaksınız… Tam kurumuyor diyeceksiniz. Ama ahşabınıza güzel doğal bir koruyucu sürmüş olmanın rahatlığı olacak. Ahşabınızın gözenekleri yağı emecek, nefes alacak, gittikçe doğal görüntüsü güzelleşecek.

Önceden akıl edip, bulduğumuzu az az da olsa depolamak gerekiyormuş. Son dakika olunca, “alo sipariş verecektim”  yöntemi ile böyle geleneksel ürünlere erişilemiyor, ne kadar yazık ki.  Bazı firmalar var internette bulduğum, ancak ne oldukları belirsiz. İfade etsinler etmesinler, sentetik bezir kullandıkları kanaatindeyim. Ben yine İnebolu’nun yollarını tutup, antika bezirhane’ye gideceğim gibi görünüyor. Meraklıları için adres vereyim, İnebolu Korupınar Köyü Mehmet Tosnalı’nın dede yadigari bezirhanesi.

Beziryağı bulamazsak biz de fındık yağı kullanırız içerde kalacak tüm yapı ahşaplarında; dış cephede, Hemel’e mahkum ve çaresizlik hissiyle!

Bu arada ahşap koruyucuları ile ilgili daha fazla bilgi için:

cncteknik.net

woodbin.com

bois.com