hoşgeldiniz

Archive for Temmuz 2009|Monthly archive page

ahşap sahneye girerken

In Yapı malzemesi (ahşap) on 24/07/2009 at 09:49

P1020387

Duvarlarda çıkma tuğla kullanamadığımıza değinmiştim. Bunu ahşapta başardık. Evin tüm ahşap işleri, Kastamonu’daki eski evlerden çıkan ahşaplardan yapılacak.

Bunun için Kastamonu’ya gidip 25 m3 ahşap seçtik, yüklettik ve bugün geldiler. Evdeki, pencere ve kapı lentoları, denizlikler (pencere altı), kirişler, yer döşemeleri, çatı için ızgaralar, banyo ve mutfak için tezgah ve dolaplar 100 yıllık sarı çamlarla yapılacak. Bir kısım da, bizim çiftlikte, birkaç yıl önce su kanalı geçerken kesilen ve kurumuş meşelerden kullanıyoruz.

Çıkma ahşap ile hem yeni ağaç kullanmamış olacağız (biraz daha çevre dostu, ne dersiniz), hem de ahşaplarımızın daha estetik ve sağlam olacağına inanıyoruz. Kimine göre, eski ahşap ömrünü doldurmuştur, ev başımıza çöker. Kimine göre ise, eve yeni ahşap sokmamak gerekir. Bu ikinci gruba göre, yeni ahşap “çalışır”, yani eğrilir-bükülür, genişler-küçülür. Eski ahşabın özünü alırsanız, içindeki reçine odunu artık taş gibi yapmıştır. Ne böcek girebilir, ne de ahşap çalışır, çürür.

Türkiye’de eski ahşabın (ve diğer çıkma yapı malzemelerinin) değeri henüz yaygın olarak bilinmiyor. Amerika‘da, Avrupa‘da gelişmiş arz-talebi, uzman firmaları var.

Türkiye’deyseniz, hele de Kastamonu’ya uzakta değilseniz, çıkma ahşap için Enkazcı Fahri’yi arayabilirsiniz. Telefonu (kendisinin izniyle yazıyorum): 0541 221 06 37. Nakliye işini de dert etmeyin; onu da Fahri hallediyor.

Fahri, samimi, dürüst bir insan. Size ihtiyacınız olan ahşabın en iyisini bulacağından emin olun. Ancak bu ahşabı işleyecek olan usta ile gider, ahşabınızı beraber seçerseniz daha iyi olur. Sonradan yakacak odun olmasın, hevesle ısmarladığınız antika ahşaplar.

Bu arada ahşap koruyucularla ilgili çalışıyorum bu günlerde. Hızla bulmamız gereken şey, bu ahşapları nasıl nem, böcek ve mantardan koruyacağımız. Hiç bir madde kullanmadan, ahşabın içindeki doğal reçineye mi güvenmeli, yoksa bir takım doğal veya değil malzemelere mi başvurmalı?

P1020376 P1010762 P1010583 P1020352

“Eski çamlara ne oldu” için tıklayınız.

tuzlanma

In Yapı malzemesi (duvarlar) on 23/07/2009 at 18:46

Kortuğumuz başımıza geldi. Yeni örülmüş pres tuğla duvarlar yağmur görünce tuzlandılar. Harca katılan suda mı tuz vardır, kumda mı bilinmez. Suyu görünce beyaz beyaz tuz tuğlaların yüzeyini kapladı. Silince çıkmıyor. İnşaattan sonra tüm yüzeylerde bir temizleme yapmaya çalışacağız. Bunun için en doğal yol ne olabilir araştırıyoruz.

Karadeniz bölgesindeki yoğun yağmurlardan dolayı 10 gün kadar ara vermek durumunda kaldık. Yarın (24 Temmuz) tekrar başlıyor duvarlar yükselmeye…

P1020341 P1020339

zamanınız var mı

In Yapı malzemesi (duvarlar) on 18/07/2009 at 22:26

P102027315 Mayıs temel çizgisi çekildi

18 Mayıs temele demir bağlandı ve beton döküldü

21 Mayıs temel taşları örülmeye başlandı

11 Haziran temel bitti, tuğlalar örülmeye başlandı

17 Temmuz brüt 124 m2 birinci katın duvarları bit-me-di…

Şikayet değil. Durum saptaması. Bizim vaktimiz var; diğer ‘pres tuğla ile evimi yapacağım’ diyenlere duyrulur.

P1010782 P1010837

P1020312 P1020281

duvarın havalanması

In Yapı malzemesi (duvarlar) on 07/07/2009 at 19:22

Arada 5 cm hava boşluklu çift kat duvarlarımızın dış yüzeyinde havalandırma delikleri bırakıyoruz. Duvarların aşağısında ve yukarısında bırakılacak delikler, duvar içinin kuru kalmasını sağlayacak.

Aksi durumda, evin içinden veya dışından boşluğa ulaşan nem zamanla içeride birikebilir ve küf, koku gibi sorunlara yol açabilir.

Delikleri bırakmak için tuğlaları yan değil, dikine koyuyoruz (yarısını keserek) ve arkasını telle çeviriyoruz (duvar arası boşluğu böceklerlerden uzak tutmak niyetiyle).

P1020219 P1020218

güneşle ısınma

In mimari, ısınma on 06/07/2009 at 19:26

gunesduvari

Güneş mimarisi başlığı altında, güney cephede geniş cam alanları, trombe duvarı gibi basit yöntemlerle evinizde güneş ısısından faydalanmanın yollarına değinmiştim. Güneşten pasif olarak (yani elektriğe çevirmeden) faydalanmanın bir yolu da “güneş duvarları”; güneş şöminesi (solar chimney) de deniyor.

Güneş altında bırakılan bir metalin ve arkasında kalan havanın sıcacık olduğunu farketmişsinizdir. Güneş duvarında, delikli metal paneller, alttan-yandan-üstten kapalı olarak evinizin güney cephe duvarına dışardan yerleştiriliyor. Deliklerden giren hava, plaka ve duvar arkasında kalan 20 cm boşlukta ısınarak duvar boyunca yükseliyor ve havalandırma borusu aracılıyla evin içine yönlendiriliyor. Kış güneşinizle ve panellerinizle doğru orantılı olarak, takdire şayan bir oranda bu yolla ısınabilirsiniz.

Yazın ne mi oluyor? Havalandırma borularının eve girişi kapanıyor, bunun yanında plakaların üzerindeki kapakçıklar açılıyor ve ısınan hava doğrudan yukarıdan dışarı bırakılıyor. Çok akıllıca ve çok basit değil mi?

Bir konu aklıma geliyor, yazın panellerin arkasında kalan duvarın ısınmasını önlemek için duvarla panel arasında ısı yalıtımı kaçınılmaz sanırım. Mantar yalıtımı burada da kullanabilirsiniz. Ancak yalıtım yaptığınız durumda, kışın panelin arkasında kalan duvarın ısınma avantajını kullanamayacağınızı da unutmayın.

Güneş mimarisini araştırırken bununla ilgili bilgileri yabancı sitelerde görmüştüm. Kendin yap, kendin tak modelleri de var, ayrıca hazır satılanları da. Ancak Türkiye’de hazır sistemlerine rastlamamıştım. Bugün gördüm ki Solarwall, Türkiye’ye bunları ithal etmeye (veya belki Türkiye’de üretmeye) başlamış… Tıpkı güneşle su ısıtma sistemlerinde olduğu gibi, geliyorlar ve binanıza uygun plakaları ve havalandırma borularını yerleştiriyorlar.

Ben arayıp daha fazla bilgi almadım. Henüz düşünmüyoruz evimizde kullanmayı.. Ancak belki daha sonra üst kat güney cepheye ekleyebiliriz. İşin güzel yanı ister evinizi inşaa ederken takıyorlar, ister sonradan yerleştirebiliyorlar.gunes duvari