Evi sıvamayacağız ve boyamayacağız demiştik. Dış cephede halen aynı görüşteyiz.
Ancak içeride önce ikinci katta bozduk bu fikri. İkinci katın duvarları örülürken, biraz da işi hızlandırmak için sıva işine yol açtık. Sıvasız bir duvar işçiliği ile sıvanacak bir duvar işçiliği arasında yarı yarıya zaman farkı oluyor. Ayrıca, ikinci katta yatak odasının tuğla görüntüsü yerine beyaz yumuşak bir görüntü hayali hoş geldi.
Sonra çatılar geldikten sonra, birinci katın kırmızı tuğlalarının içeriyi nasıl karanlık gösterdiğini gördük, aşağı katta da sıvasız olarak (tuğla dokusunu koruyarak) belki badana, belki boya demeye başladık.
Tüm bunlarla, sıva, badana ve boya için araştırmaya başladık. Evin tuğla harcında ve ıslak zeminlerde o kadar çok çimento kullandık ki (370 paket desem inanır mısınız?) artık bir gram çimentoya tahammülüm kalmadığından, duvarlarda çimentosuz sıva alternatiflerini araştırdım. Kireç, kum, toprak ve saman (veya diğer bitki lifleri) karışımı ile elde edilen harika sıva formülleri buldum. Ama gelin görün ki, bunları bırakın uygulayacak, onaylayacak bir usta bile bulamadım. Kirecin sıva veya harçta kullanımı birkaç 10 yıl önce unutulmuş. Kireçli sıvanın duvarda durmayacağını, döküleceğini defalarca dinledim.
Kireç sıvaya olan inancım güçlü kalmakla birlikte, pres tuğlalardaki uygulamasından emin olmadım. Kireçli sıva (lime plaster) daha çok kerpiç, saman, taş veya ahşap evlerde kullanılan bir teknik olarak karşıma çıkmıştı internet ve yayınlarda. Ayrıca, bu sıvanın formül ve uygulanışına ilişkin o kadar çok dikkat edilmesi gereken hususlara dikkat çekiliyordu ki, muhalefet edenlerin haklı olabileceklerini düşünmeye başladım.
Yine de denemek için malzeme temin etmiştim ki, karocumuz Metin Usta alçı sıvayı önerdi. Ah, neden olmasın! Kireçli sıvadan birkaç gömlek geride de olsa, çimentolu sıvadan kat be kat iyidir.
Alçı taşı (veya jips) doğal bir mineral. Önce içindeki su buharlaştırılıyor, taş öğütülüyor; pudra haline gelen alçı dağıtımından sonra kullanımdan önce tekrar suyla karıştırılarak macun haline getiriliyor. Nefes alan, sağlıklı bir malzeme olduğunu düşünüyorum. Su buharını tutma ve geri salma özelliği var. Geleneksel olarak yüzyıllardır kullanılıyor. Üstelik de üstüne boya sürmeden de kendi beyazlığı ile kullanılabilir (bizim niyetimiz öyle). Renk için biraz kum veya bitkisel lif katılabilir. Bu yalıtım özelliğini de artırıyor.
Kireç sıva için cesaret ve bilgi isteyenler için:
Gelelim, badana boya işlerine. Burada tahmin edersiniz ki, yine tercihim kireç esaslı badana. Sağlıklı ve nefes alan bir malzeme. Ancak, yine pres tuğlaların kireci tutup tutmayacağı var. Yine onlarca muhalefet var. Ve bizde de yine daha önce denememişlik, acemilik ve biraz da çekingenlik var.
Boyalar içinde nefes alan, göreceli olarak sağlık şartlarına uygun olanlarını bulmak mümkün. Ancak yine de boya sanayine yüz vermek istemiyorum.
Öneriler varsa çok memnun olurum.


Ekim ayına çatı işleriyle başladık.
birleşmesiyle ilgili sorusuna cevap vermek isterim. Çatıyı taşıyan ahşaplar (mertekler) üst duvar ve alt duvar arasında döşendi. Merteklerin duvara oturan kısımları arası tuğla döşendi. Merteklerle aynı doğrultudaki eğimli yan duvarlar ise, merteklere göre 10 cm kadar alçakta bırakıldı ve üzerlerine 10 cm’lik ahşap kalas döşendi. Duvar bitişlerini tuğla yerine ahşap yapmamızın sebebi, Celal Ustamızın fikri ile, bu duvarlar üzerinde esneklik sağlamak ve çatının esnemesi durumlarında yığma duvarları zorlamamak (malum kolon yok) ve aynı zamanda çatının duvar direnci ile karşılaşıp yukarı doğru açılmasını önlemek. İyi akıl! Taşıyıcı duvarımızın üzerindeki kalas ve yanındaki mertek arasında da 5 cm mantar yalıtım levhaları doldurduk.
ir detay çatının duvar dibinden ve baca dibinden su almasını nasıl önleyeceğimizdi. Fotoğraflarda anlaşılacağı gibi, bizim binanın 1. katının yarısı çatı ile örtülürken, diğer yarısı üzerinde 2. kat devam ediyor. Bu da çatının duvar ile birleşmesini gerektiriyor. Eminim inşaatla biraz haşır neşir olan herkes için çok basit bir konu. Oysa bizim için uyku kaçırıcı bir detaydı. Bilenler bilir, çözümü çinko levhalar oldu. Duvar ve baca diplerinde çinko levhalar döşendi. Bunlar duvardan başlıyor ve kiremitler üzerine kıvrılıyor. Duvar ve bacadan süzülen sular çinko üzerinden kiremitlere aktarılıyor.